سُورِيَا هِيَ مَوْطِنُ أَجْدَادِي وَأَنَا فَخُورٌ بِأُصُولِي.
Suriye, atalarımın vatanıdır ve kökenlerimle gurur duyuyorum.
سُورِيَا هِيَ مَوْطِنُ أَجْدَادِي وَأَنَا فَخُورٌ بِأُصُولِي.
Suriye, atalarımın vatanıdır ve kökenlerimle gurur duyuyorum.
يَجِبُ عَلَى كُلِّ شَخْصٍ أَنْ يَحْمِيَ مَوْطِنَهُ وَيُدَافِعَ عَنْهُ.
Herkes yurdunu korumalı ve savunmalıdır.
اِشْتَقْتُ إِلَى مَوْطِنِي بَعْدَ سَنَوَاتٍ مِنَ السَّفَرِ.
Yıllarca süren yolculuktan sonra memleketimi özledim.
Ayrıca: habitat
yer yurt, biyotop