كَانَتْ جُهُودُهُ نَاجِعَةً فِي تَحْقِيقِ الْهَدَفِ الْمَنْشُودِ.
Çabaları hedeflenen amaca ulaşmada başarılı oldu.
كَانَتْ جُهُودُهُ نَاجِعَةً فِي تَحْقِيقِ الْهَدَفِ الْمَنْشُودِ.
Çabaları hedeflenen amaca ulaşmada başarılı oldu.
هَذَا الدَّوَاءُ نَاجِعٌ جِدًّا فِي تَخْفِيفِ الْأَلَمِ بِسُرْعَةٍ.
Bu ilaç ağrıyı hızla hafifletmede çok etkili.
الْخُطَّةُ الَّتِي اقْتَرَحَهَا كَانَتْ نَاجِعَةً فِي حَلِّ الْمُشْكِلَةِ.
Önerdiği plan sorunu çözmede yararlı oldu.
ilaç gibi, efektif, tesirli