نَاخِر

كَانَ الْخَشَبُ نَاخِرًا فَانْكَسَرَ الْكُرْسِيُّ.

Tahta çürümüştü, bu yüzden sandalye kırıldı.

الصَّدَأُ نَاخِرٌ فِي الْحَدِيدِ.

Pas demiri aşındırıyor.

الْهُمُومُ نَاخِرَةٌ فِي صِحَّتِهِ.

Endişeler sağlığını yıpratıyor.

İlişkili Kelimeler