نَادِم

نَادِمُونَ

أَشْعُرُ أَنَّنِي نَادِمٌ عَلَى الْقَرَارَاتِ الَّتِي اتَّخَذْتُهَا فِي الْمَاضِي.

Geçmişte verdiğim kararlardan dolayı pişmanlık duyuyorum.

عَادَ الرَّجُلُ إِلَى قَرْيَتِهِ نَادِماً عَلَى أَفْعَالِهِ.

Adam, yaptıklarından pişman bir şekilde köyüne geri döndü.