تُقَدِّمُ الْحُكُومَةُ مُسَاعَدَاتٍ لِلنَّازِحِينَ لِمُسَاعَدَتِهِمْ عَلَى الِاسْتِقْرَارِ.
Hükümet, yerleşmelerine yardımcı olmak için göç etmiş insanlara yardım sağlıyor.
تُقَدِّمُ الْحُكُومَةُ مُسَاعَدَاتٍ لِلنَّازِحِينَ لِمُسَاعَدَتِهِمْ عَلَى الِاسْتِقْرَارِ.
Hükümet, yerleşmelerine yardımcı olmak için göç etmiş insanlara yardım sağlıyor.
يَعِيشُ الْعَدِيدُ مِنَ النَّازِحِينَ فِي مُخَيَّمَاتٍ مُؤَقَّتَةٍ بَعْدَ الْحَرْبِ.
Birçok yerinden edilmiş insan, savaştan sonra geçici kamplarda yaşıyor.
göçmen, mülteci, sığınmacı, muhacir, göçkün