كَانَ النَّاسِخُ يَكْتُبُ الْكُتُبَ بِيَدِهِ قَدِيمًا.
Eskiden müstensih kitapları elle yazardı.
كَانَ النَّاسِخُ يَكْتُبُ الْكُتُبَ بِيَدِهِ قَدِيمًا.
Eskiden müstensih kitapları elle yazardı.
نَحْتَاجُ إِلَى نَاسِخٍ جَدِيدٍ فِي المَكْتَبِ لِأَنَّ القَدِيمَ لَا يَعْمَلُ بِشَكْلٍ صَحِيحٍ.
Eski düzgün çalışmadığı için ofiste yeni bir fotokopi makinesine ihtiyacımız var.
النَّاسِخُ يَقُومُ بِنَسْخِ المُسْتَنَدَاتِ الهَامَّةِ بِدِقَّةٍ عَالِيَةٍ لِضَمَانِ عَدَمِ وُجُودِ أَخْطَاءٍ.
Kopyalayan kişi, hata olmadığından emin olmak için önemli belgeleri yüksek doğrulukla kopyalar.
kopyacı, yazımcı, çoğaltıcı