نَاضَلَ الْعُمَّالُ مِنْ أَجْلِ حُقُوقِهِمْ فِي تَحْسِينِ ظُرُوفِ الْعَمَلِ وَالْأُجُورِ الْعَادِلَةِ.
İşçiler, çalışma koşullarını ve adil ücretleri iyileştirme hakları için mücadele ettiler.
نَاضَلَ الْعُمَّالُ مِنْ أَجْلِ حُقُوقِهِمْ فِي تَحْسِينِ ظُرُوفِ الْعَمَلِ وَالْأُجُورِ الْعَادِلَةِ.
İşçiler, çalışma koşullarını ve adil ücretleri iyileştirme hakları için mücadele ettiler.
نَاضَلَتِ الْحُكُومَةُ لِمُكَافَحَةِ الْفَسَادِ بِكُلِّ الْوَسَائِلِ الْمُمْكِنَةِ.
Hükümet, yolsuzlukla mücadele etmek için mümkün olan tüm yolları denedi.
نَاضَلَ الْفَرِيقُ لِتَحْقِيقِ الْفَوْزِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ الصَّعْبَةِ.
Takım, zorlu final maçında galibiyet elde etmek için çabaladı.
mücadele vermek, savaşmak, boğuşmak