النَّاظِرُ فِي الْمَصْنَعِ يُرَاقِبُ سَيْرَ الْعَمَلِ لِضَمَانِ الْجَوْدَةِ.
Fabrika gözetmeni, kaliteyi sağlamak için işleyişi denetliyor.
النَّاظِرُ فِي الْمَصْنَعِ يُرَاقِبُ سَيْرَ الْعَمَلِ لِضَمَانِ الْجَوْدَةِ.
Fabrika gözetmeni, kaliteyi sağlamak için işleyişi denetliyor.
النَّاظِرُ فِي الْمَدْرَسَةِ يَعْمَلُ بِجِدٍّ لِتَحْسِينِ مُسْتَوَى التَّعْلِيمِ.
Okul müdürü, eğitim seviyesini yükseltmek için çok çalışıyor.
النَّاظِرُ الْمَالِيُّ يُرَاجِعُ الْحِسَابَاتِ لِلتَّأَكُّدِ مِنْ دِقَّتِهَا.
Mali denetçi, doğruluğundan emin olmak için hesapları inceliyor.
mütevelli, dide
نَاظَرَ الطَّالِبُ أُسْتَاذَهُ فِي الْمَسْأَلَةِ.
Öğrenci konu hakkında hocasıyla tartıştı.