الطِّفْلُ نَائِمٌ فِي سَرِيرِهِ بِهُدُوءٍ.
Çocuk yatağında sessizce uyuyor.
الطِّفْلُ نَائِمٌ فِي سَرِيرِهِ بِهُدُوءٍ.
Çocuk yatağında sessizce uyuyor.
الْمَدِينَةُ نَائِمَةٌ فِي سَاعَاتِ اللَّيْلِ الْمُتَأَخِّرَةِ.
Şehir gecenin ilerleyen saatlerinde uykuda.
شَعَرْتُ أَنَّ قَدَمِي نَائِمَةٌ بَعْدَ الْجُلُوسِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun süre oturduktan sonra ayağımın uyuştuğunu hissettim.