فَحَصَ الطَّبِيبُ نَبْضَ الْمَرِيضِ لِتَقْيِيمِ حَالَتِهِ الصِّحِّيَّةِ.
Doktor, hastanın nabzını kontrol ederek sağlık durumunu değerlendirdi.
فَحَصَ الطَّبِيبُ نَبْضَ الْمَرِيضِ لِتَقْيِيمِ حَالَتِهِ الصِّحِّيَّةِ.
Doktor, hastanın nabzını kontrol ederek sağlık durumunu değerlendirdi.
atış, zonklama
بَدَأَ قَلْبُهُ يَنْبِضُ بِسُرْعَةٍ عِنْدَمَا رَأَى النَّتِيجَةَ.
Sonucu görünce kalbi hızla atmaya başladı.
شَعَرْتُ بِقَلْبِي يَنْبِضُ بِقُوَّةٍ بَعْدَ الْجَرْيِ.
Koştuktan sonra kalbimin güçlü bir şekilde attığını hissettim.
نَبَضَ قَلْبِي بِسُرْعَةٍ قَبْلَ الِامْتِحَانِ.
Sınavdan önce kalbim hızlı attı.
Ayrıca: titreşmek