نَبَّهَنِي صَدِيقِي إِلَى ضَرُورَةِ الِانْتِبَاهِ إِلَى الطَّرِيقِ أَثْنَاءَ الْقِيَادَةِ.
Arkadaşım beni araba kullanırken yola dikkat etmem gerektiği konusunda uyardı.
نَبَّهَنِي صَدِيقِي إِلَى ضَرُورَةِ الِانْتِبَاهِ إِلَى الطَّرِيقِ أَثْنَاءَ الْقِيَادَةِ.
Arkadaşım beni araba kullanırken yola dikkat etmem gerektiği konusunda uyardı.
hatırlatmak, uyandırmak, ikaz etmek, ihtar etmek, tembih etmek, tembihlemek, şuurlaştırmak