هٰذَا الْمَاءُ نَجِسٌ.
Bu su pistir.
هٰذَا الْمَاءُ نَجِسٌ.
Bu su pistir.
لَا يَجُوزُ أَدَاءُ الصَّلَاةِ وَأَنْتَ نَجِسٌ قَبْلَ الِاسْتِحْمَامِ.
Banyo yapmadan namaz kılmak cenabetken uygun değildir.
mundar, murdar, mülevves, cünüp
نَجَّسَ الْأَطْفَالُ الْمَنْزِلَ بِأَكْمَلِهِ أَثْنَاءَ اللَّعِبِ، وَأَصْبَحَ كُلُّ مَكَانٍ مَلِيئًا بِالطِّينِ.
Çocuklar oyun oynarken bütün evi murdar ettiler, her yer çamur içinde kaldı.
kirletmek, pisletmek