ظَهَرَ النُّحُولُ عَلَى وَجْهِهِ بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْمَرَضِ الشَّدِيدِ.
Uzun süren şiddetli bir hastalıktan sonra yüzünde zayıflık belirdi.
ظَهَرَ النُّحُولُ عَلَى وَجْهِهِ بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْمَرَضِ الشَّدِيدِ.
Uzun süren şiddetli bir hastalıktan sonra yüzünde zayıflık belirdi.
لَاحَظْتُ نُحُولًا فِي شَعْرِهِ بِسَبَبِ الْإِجْهَادِ الشَّدِيدِ الَّذِي يُعَانِي مِنْهُ.
Çektiği yoğun stres nedeniyle saçında incelme fark ettim.
cılızlık, çirozluk, ensizlik, kaşeksi, kavrukluk, arıklaşma, arıklık, cılızlaşma, sıskalaşma, sıskalık