نَدَسَ الْجَاسُوسُ الْمَعْلُومَاتِ السِّرِّيَّةَ فِي حَقِيبَتِهِ قَبْلَ مُغَادَرَةِ الْبِلَادِ.
Casus, ülkeyi terk etmeden önce gizli bilgileri çantasına gizlice soktu.
نَدَسَ الْجَاسُوسُ الْمَعْلُومَاتِ السِّرِّيَّةَ فِي حَقِيبَتِهِ قَبْلَ مُغَادَرَةِ الْبِلَادِ.
Casus, ülkeyi terk etmeden önce gizli bilgileri çantasına gizlice soktu.
نَدَسَ اللِّصُّ الْمَسْرُوقَاتِ فِي مَكَانٍ آمِنٍ حَتَّى يَتَمَكَّنَ مِنْ بَيْعِهَا لَاحِقًا.
Hırsız, çalıntı malları daha sonra satabilmek için güvenli bir yere sakladı.
نَدَسَ الطِّفْلُ الْحَلْوَى فِي جَيْبِهِ دُونَ أَنْ يَرَاهُ وَالِدَاهُ.
Çocuk, ebeveynleri görmeden şekeri cebine sokuşturdu.