كَانَ نَدِيمِي فِي السَّفَرِ يَتَحَدَّثُ طَوَالَ الْوَقْتِ عَنْ ذِكْرَيَاتِهِ الْجَمِيلَةِ.
Seyahatteki yakın arkadaşım sürekli güzel anılarından bahsediyordu.
كَانَ نَدِيمِي فِي السَّفَرِ يَتَحَدَّثُ طَوَالَ الْوَقْتِ عَنْ ذِكْرَيَاتِهِ الْجَمِيلَةِ.
Seyahatteki yakın arkadaşım sürekli güzel anılarından bahsediyordu.
أَبْحَثُ عَنْ نَدِيمٍ لِيُشَارِكَنِي الْحَدِيثَ فِي لَيَالِي الْوَحْدَةِ الطَّوِيلَةِ.
Uzun yalnızlık gecelerinde benimle sohbet edecek bir sohbet arkadaşı arıyorum.
kadeh arkadaşı, nedim, musahip, kadehdaş