أَدَّى النُّزُوحُ بِسَبَبِ الْحَرْبِ إِلَى أَزْمَةٍ إِنْسَانِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.
Savaş nedeniyle yaşanan göçme, büyük bir insani krize yol açtı.
أَدَّى النُّزُوحُ بِسَبَبِ الْحَرْبِ إِلَى أَزْمَةٍ إِنْسَانِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.
Savaş nedeniyle yaşanan göçme, büyük bir insani krize yol açtı.
تَسَبَّبَ النُّزُوحُ الْجَمَاعِيُّ لِلسُّكَّانِ فِي أَزْمَةٍ إِنْسَانِيَّةٍ كَبِيرَةٍ.
Nüfusun toplu göçü büyük bir insani krize neden oldu.
göçmenlik, göçüş, muhaceret, muhacirlik