يُمْكِنُكَ نَسْخُ الْمِلَفِّ عَلَى الْقُرْصِ.
Dosyayı diske kopyalayabilirsin.
يُمْكِنُكَ نَسْخُ الْمِلَفِّ عَلَى الْقُرْصِ.
Dosyayı diske kopyalayabilirsin.
هُنَاكَ مَصَاحِفُ كَثِيرَةٌ مَكْتُوبَةٌ بِخَطِّ النَّسْخِ مِنَ الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ.
Osmanlı döneminden kalma, nesih hattıyla yazılmış pek çok Mushaf var.
klonlama, çoğaltma, transkripsiyon, teksir, kopyalanış, kopyalanma, kopyacılık
نَسَخَ الطَّالِبُ النَّصَّ مِنَ الْكِتَابِ إِلَى دَفْتَرِهِ بِعِنَايَةٍ شَدِيدَةٍ.
Öğrenci, metni kitaptan defterine çok dikkatli bir şekilde kopyaladı.
نَسَخَ الْمُوَظَّفُ عِدَّةَ نُسَخٍ مِنَ الْعَقْدِ لِتَوْزِيعِهَا عَلَى الْأَطْرَافِ الْمَعْنِيَّةِ.
Memur, sözleşmenin ilgili taraflara dağıtılması için birkaç fotokopi çekti.
نَسَخَتِ الشَّرِكَةُ الْوَثَائِقَ الْمُهِمَّةَ لِحِفْظِهَا فِي أَمَاكِنَ مُخْتَلِفَةٍ.
Şirket, önemli belgeleri farklı yerlerde saklamak için çoğalttı.
Ayrıca: neshetmek, hükümsüz kılmak
kopya etmek, kopyasını çıkarmak, örneğini çıkarmak, temize çekmek, taklidini yapmak, klonlamak