نَشَأَتْ هَذِهِ الْفِكْرَةُ مِنْ خِلَالِ مُنَاقَشَاتٍ مُطَوَّلَةٍ بَيْنَ الْعُلَمَاءِ.
Bu fikir, bilim insanları arasındaki uzun tartışmalar sonucunda doğdu.
نَشَأَتْ هَذِهِ الْفِكْرَةُ مِنْ خِلَالِ مُنَاقَشَاتٍ مُطَوَّلَةٍ بَيْنَ الْعُلَمَاءِ.
Bu fikir, bilim insanları arasındaki uzun tartışmalar sonucunda doğdu.
نَشَأَ وَتَرَعْرَعَ فِي كَنَفِ عَائِلَةٍ مُتَدَيِّنَةٍ وَمُحَافِظَةٍ.
Dindar ve muhafazakar bir ailenin himayesinde büyüdü.
نَشَأَ فِي بِيئَةٍ فَقِيرَةٍ وَلَكِنَّهُ اسْتَطَاعَ تَحْقِيقَ النَّجَاحِ بِجُهْدِهِ.
Fakir bir çevrede yetişti ama çabalarıyla başarıya ulaşmayı başardı.
oluşmak, ileri gelmek, neşet etmek, hasıl olmak, sâdır olmak, peydahlanmak