نَصَفَة

يَجِبُ عَلَى الْقَاضِي أَنْ يَحْكُمَ بِالْعَدْلِ وَالنَّصَفَةِ بَيْنَ الْمُتَخَاصِمِينَ دُونَ تَحَيُّزٍ.

Hakim, taraflar arasında ayrım gözetmeksizin adalet ve hakkaniyetle hüküm vermelidir.

مِنَ النَّصَفَةِ أَنْ نَعْتَرِفَ بِجُهُودِ الْآخَرِينَ وَإِسْهَامَاتِهِمْ فِي تَحْقِيقِ النَّجَاحِ.

Başarıya ulaşmada başkalarının çabalarını ve katkılarını kabul etmek insaftır.

تَسْعَى الدَّوْلَةُ إِلَى تَحْقِيقِ النَّصَفَةِ فِي تَوْزِيعِ الثَّرَوَاتِ وَالْمَوَارِدِ بَيْنَ جَمِيعِ الْمُوَاطِنِينَ.

Devlet, tüm vatandaşlar arasında servet ve kaynakların dağıtımında hakkaniyeti sağlamaya çalışmaktadır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler