كَانَ وَجْهُهَا نَضِرًا وَمُشْرِقًا بَعْدَ قَضَاءِ عُطْلَةٍ مُمْتِعَةٍ.
Keyifli bir tatil geçirdikten sonra yüzü parlak ve ışıltılıydı.
كَانَ وَجْهُهَا نَضِرًا وَمُشْرِقًا بَعْدَ قَضَاءِ عُطْلَةٍ مُمْتِعَةٍ.
Keyifli bir tatil geçirdikten sonra yüzü parlak ve ışıltılıydı.
كَانَتِ الْخَضْرَوَاتُ فِي السُّوقِ نَضِرَةً وَجَذَّابَةً لِلْغَايَةِ.
Pazardaki sebzeler çok taze ve çekiciydi.
yeşil, taptaze, terütaze
بَعْدَ الرَّاحَةِ، نَضُرَ وَجْهُهُ وَبَدَا أَكْثَرَ صِحَّةً.
Dinlendikten sonra yüzüne renk geldi ve daha sağlıklı göründü.