نَضِر

نُضُور
Aynı yazılan 1 kelime daha

كَانَ وَجْهُهَا نَضِرًا وَمُشْرِقًا بَعْدَ قَضَاءِ عُطْلَةٍ مُمْتِعَةٍ.

Keyifli bir tatil geçirdikten sonra yüzü parlak ve ışıltılıydı.

كَانَتِ الْخَضْرَوَاتُ فِي السُّوقِ نَضِرَةً وَجَذَّابَةً لِلْغَايَةِ.

Pazardaki sebzeler çok taze ve çekiciydi.

نَضُرَ

يَنْضُرُ، نَضْرَة

بَعْدَ الرَّاحَةِ، نَضُرَ وَجْهُهُ وَبَدَا أَكْثَرَ صِحَّةً.

Dinlendikten sonra yüzüne renk geldi ve daha sağlıklı göründü.