نَفَثَ الطِّفْلُ الْفُقَاعَاتِ فِي الْهَوَاءِ بِفَرَحٍ.
Çocuk neşeyle havaya baloncuklar üfledi.
نَفَثَ الطِّفْلُ الْفُقَاعَاتِ فِي الْهَوَاءِ بِفَرَحٍ.
Çocuk neşeyle havaya baloncuklar üfledi.
نَفَثَ الْبُرْكَانُ الْحِمَمَ الْمُلْتَهِبَةَ فِي السَّمَاءِ.
Volkan gökyüzüne erimiş lav püskürttü.
Ayrıca: solumak
nefes vermek
يُمْكِنُ أَنْ تَصِلَ النَّفَثَاتُ إِلَى ارْتِفَاعِ عِدَّةِ كِيلُومِتْرَاتٍ أَثْنَاءَ الِانْفِجَارَاتِ الْبُرْكَانِيَّةِ.
Volkanik patlamalar sırasında püskürtüşler kilometrelerce yükseğe ulaşabilir.
tükürüş, tükürme