نَقَّبَ

يُنَقِّبُ، تَنْقِيب
Aynı yazılan 2 kelime daha

عَثَرَ عُلَمَاءُ الْآثَارِ عَلَى قِطَعٍ أَثَرِيَّةٍ مِنْ خِلَالِ التَّنْقِيبِ فِي الْمَدِينَةِ الْقَدِيمَةِ.

Arkeologlar, antik kenti didikleyerek tarihi eserler buldular.

نَقَبَ

يَنْقُبُ، نَقْب

نَقَبَ عُمَّالُ الْمَنَاجِمِ دَاخِلَ الْجَبَلِ لِفَتْحِ نَفَقٍ جَدِيدٍ.

Madenciler dağın içini delerek yeni bir tünel açtılar.

نَقْب

أَنْقَاب

يُعَدُّ نَقْبُ الصُّخُورِ جُزْءًا مِنْ أَنْشِطَةِ التَّعْدِينِ.

Kayaların deşilmesi madencilik faaliyetlerinin bir parçasıdır.