نَكَبَ

يَنْكُبُ، نَكْب
Aynı yazılan 1 kelime daha

نُكِبَتِ الْأُسْرَةُ بِفُقْدَانِ مُعِيلِهَا فِي حَادِثِ سَيَّارَةٍ مَأْسَاوِيٍّ.

Aile, trajik bir araba kazasında geçim kaynağını kaybederek felakete uğradı.

نُكِبَتِ الْمَدِينَةُ بِفَيَضَانٍ كَبِيرٍ أَدَّى إِلَى تَدْمِيرِ الْبِنْيَةِ التَّحْتِيَّةِ.

Şehir, altyapının tahrip olmasına neden olan büyük bir selden zarar gördü.

نَكْب

نَكَبَات

أصابَتِ النَّكْبَةُ الشَّعْبَ كُلَّهُ.

Felaket tüm halkı vurdu.