هَتَفَ الْمُتَظَاهِرُونَ بِشِعَارَاتٍ تُطَالِبُ بِالْحُرِّيَّةِ وَالْعَدَالَةِ.
Göstericiler özgürlük ve adalet talep eden sloganlar atarak tezahürat yaptılar.
هَتَفَ الْمُتَظَاهِرُونَ بِشِعَارَاتٍ تُطَالِبُ بِالْحُرِّيَّةِ وَالْعَدَالَةِ.
Göstericiler özgürlük ve adalet talep eden sloganlar atarak tezahürat yaptılar.
هَتَفَ الْمُشَجِّعُونَ بِحَمَاسٍ عِنْدَمَا سَجَّلَ فَرِيقُهُمْ هَدَفًا.
Taraftarlar takımları gol attığında coşkuyla bağırdılar.
هَتَفَ الطِّفْلُ بِاسْمِ أُمِّهِ عِنْدَمَا رَآهَا قَادِمَةً.
Çocuk annesini gelirken gördüğünde annesinin adını haykırdı.
çığırmak, carlamak