نَزَلَ مَطَرٌ هَتُونٌ عَلَى الْمَدِينَةِ صَبَاحًا.
Sabah şehre sağanak yağmur yağdı.
نَزَلَ مَطَرٌ هَتُونٌ عَلَى الْمَدِينَةِ صَبَاحًا.
Sabah şehre sağanak yağmur yağdı.
كَانَ الطَّقْسُ هَتُونًا فِي ذَلِكَ اليَوْمِ، لَكِنَّنَا اسْتَمْتَعْنَا بِالمَشْيِ فِي الحَدِيقَةِ.
O gün hava hafif yağmurluydu ama parkta yürüyüş yapmaktan keyif aldık.
çiseleyen, yağmur çiseleyen