الْهَجِيرُ يَجْعَلُ الْعَمَلَ فِي الْحُقُولِ أَمْرًا صَعْبًا لِلْغَايَةِ.
Aşırı sıcak, tarlalarda çalışmayı çok zorlaştırıyor.
الْهَجِيرُ يَجْعَلُ الْعَمَلَ فِي الْحُقُولِ أَمْرًا صَعْبًا لِلْغَايَةِ.
Aşırı sıcak, tarlalarda çalışmayı çok zorlaştırıyor.
لَمْ يَتَمَكَّنْ أَحَدٌ مِنْ تَحَمُّلِ الْهَجِيرِ الشَّدِيدِ فِي الصَّحْرَاءِ.
Çölde yakıcı sıcağa kimse dayanamadı.
اضْطُرُّوا إِلَى الِاخْتِبَاءِ مِنَ الْهَجِيرِ تَحْتَ ظِلِّ شَجَرَةٍ صَغِيرَةٍ.
Kavurucu sıcaktan korunmak için küçük bir ağacın gölgesine saklanmak zorunda kaldılar.