çökmeتَسَبَّبَتِ الْأَمْطَارُ الْغَزِيرَةُ فِي حُدُوثِ هَدَّةٍ فِي الطَّرِيقِ.Şiddetli yağmurlar yolda çökmeye neden oldu.
yıkılmaسَمِعُوا صَوْتَ هَدَّةٍ قَوِيَّةٍ فِي الْمَبْنَى الْمُجَاوِرِ.Komşu binada güçlü bir yıkılma sesi duydular.