ibibikرَأَيْتُ هُدْهُدًا جَمِيلًا يَقِفُ عَلَى غُصْنِ الشَّجَرَةِ فِي الْحَدِيقَةِBahçede ağacın dalında duran güzel bir ibibik gördüm.
hüthütيَلْفِتُ طَائِرُ الْهُدْهُدِ الِانْتِبَاهَ بِمَظْهَرِهِ الْمُثِيرِ لِلِاهْتِمَامِ.Hüthüt kuşu, ilginç görünümüyle dikkat çeker.