كَانَ هُنَاكَ هَرْجٌ كَبِيرٌ فِي الشَّارِعِ بِسَبَبِ الِاحْتِفَالَاتِ بِالْعِيدِ.
Bayram kutlamaları nedeniyle sokakta büyük bir gürültü vardı.
كَانَ هُنَاكَ هَرْجٌ كَبِيرٌ فِي الشَّارِعِ بِسَبَبِ الِاحْتِفَالَاتِ بِالْعِيدِ.
Bayram kutlamaları nedeniyle sokakta büyük bir gürültü vardı.
عَمَّ الْهَرْجُ وَالْمَرْجُ فِي السُّوقِ بَعْدَ انْتِشَارِ خَبَرٍ عَنْ وُجُودِ لِصٍّ.
Hırsız olduğu haberi yayıldıktan sonra pazarda kargaşa hakimdi.
تَسَبَّبَ الْحَادِثُ الْمُرُورِيُّ فِي هَرْجٍ كَبِيرٍ فِي حَرَكَةِ السَّيْرِ فِي الْمَدِينَةِ.
Trafik kazası, şehirdeki trafik akışında büyük bir karmaşaya neden oldu.
لَا تُهَرِّجْ بِلَا فَائِدَةٍ، رَكِّزْ عَلَى عَمَلِكَ.
Boş boş zırvalama, işine odaklan.