هَمَّشَ فَرِيقُ المَشْرُوعِ الجَدِيدُ المُهَنْدِسَ الخَبِيرَ، مِمَّا أَدَّى إِلَى تَدَهْوُرِ مَعْنَوِيَّاتِ المُهَنْدِسِ.
Yeni proje ekibi, deneyimli mühendisi dışında bıraktı, bu durum mühendisin moralini bozdu.
هَمَّشَ فَرِيقُ المَشْرُوعِ الجَدِيدُ المُهَنْدِسَ الخَبِيرَ، مِمَّا أَدَّى إِلَى تَدَهْوُرِ مَعْنَوِيَّاتِ المُهَنْدِسِ.
Yeni proje ekibi, deneyimli mühendisi dışında bıraktı, bu durum mühendisin moralini bozdu.
dışlamak, gereksizleştirmek, ötekileştirmek, saf dışı etmek, önemsememek