هِيَ

هِيَ طَالِبَةٌ مُجْتَهِدَةٌ تَدْرُسُ فِي الْجَامِعَةِ.

O, üniversitede okuyan çalışkan bir öğrenci.

هِيَ بِنَفْسِهَا قَامَتْ بِتَحْضِيرِ الْعَشَاءِ اللَّيْلَةَ.

Bu akşam yemeği kendisi hazırladı.