وَأَلَ

وَأَلَ إِلَى صَدِيقِهِ لِيَحْمِيَهُ مِنَ الْخَطَرِ.

Tehlikeden korunmak için arkadaşına sığındı.

وَأَلَ اللَّاجِئُونَ إِلَى الْمُخَيَّمِ بَعْدَ أَنْ فَقَدُوا مَنَازِلَهُمْ.

Mülteciler evlerini kaybettikten sonra kampa sığındılar.