وَارِم

كَانَتْ قَدَمُهُ وَارِمَةً بَعْدَ الْمَشْيِ لِمَسَافَةٍ طَوِيلَةٍ فِي الْجِبَالِ.

Dağlarda uzun süre yürüdükten sonra ayağı şişmişti.

كَانَتْ عَيْنَاهُ وَارِمَتَيْنِ مِنْ قِلَّةِ النَّوْمِ.

Uykusuzluktan gözleri şişkin görünüyordu.