وَبَشَتِ السَّمَاءُ أَمْطَارًا غَزِيرَةً فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ.
Kış mevsiminde gökyüzü sağanak halinde yağmur yağdırdı.
وَبَشَتِ السَّمَاءُ أَمْطَارًا غَزِيرَةً فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ.
Kış mevsiminde gökyüzü sağanak halinde yağmur yağdırdı.
وَبَشَتِ الْأَمْطَارُ الْأَرْضَ بَعْدَ فَتْرَةِ جَفَافٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun süren kuraklıktan sonra yağmur bardaktan boşanırcasına yağdı.
وَبَشَتِ السَّمَاءُ بِالْبَرَدِ فِي الْجِبَالِ الْعَالِيَةِ.
Yüksek dağlarda gökyüzü şiddetle dolu yağdırdı.