أَنَا أَثِقُ بِكَ تَمَامًا لِأَنَّكَ دَائِمًا مَا تَكُونُ صَادِقًا وَمَوْثُوقًا.
Sana tamamen güveniyorum çünkü her zaman dürüst ve güvenilirsin.
أَنَا أَثِقُ بِكَ تَمَامًا لِأَنَّكَ دَائِمًا مَا تَكُونُ صَادِقًا وَمَوْثُوقًا.
Sana tamamen güveniyorum çünkü her zaman dürüst ve güvenilirsin.
inanmak, itimat etmek
يَجِبُ عَلَى الصَّحَفِيِّينَ أَنْ يُوَثِّقُوا الْأَحْدَاثَ بِدِقَّةٍ وَمَوْضُوعِيَّةٍ.
Gazeteciler olayları doğru ve objektif bir şekilde belgelemelidir.
garanti altına almak, sağlama bağlamak, tevsik etmek, sağlamlaştırmak