وَحِيد

كَانَ هُوَ الْوَحِيدَ الَّذِي نَجَا مِنَ الْحَادِثِ الْمُرَوِّعِ.

O, korkunç kazadan sağ kurtulan tek kişiydi.

أَشْعُرُ بِالْوَحْدَةِ عِنْدَمَا أَكُونُ وَحِيدًا فِي الْمَنْزِلِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun süre evde yalnız kaldığımda kendimi yalnız hissediyorum.

هَذِهِ اللَّوْحَةُ وَحِيدَةٌ مِنْ نَوْعِهَا فِي الْمَتْحَفِ.

Bu tablo müzede türünün benzersiz örneğidir.

Ayrıca: garip, kimsesiz

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler