أَعْطَتْنِي صَدِيقَتِي وَرْدَةً حَمْرَاءَ فِي عِيدِ مِيلَادِي.
Arkadaşım doğum günümde bana kırmızı bir gül verdi.
أَعْطَتْنِي صَدِيقَتِي وَرْدَةً حَمْرَاءَ فِي عِيدِ مِيلَادِي.
Arkadaşım doğum günümde bana kırmızı bir gül verdi.
الْحَدِيقَةُ مَلِيئَةٌ بِالْوُرُودِ الْجَمِيلَةِ.
Bahçe güzel çiçeklerle dolu.
وَرَدَتْ إِلَيْنَا رِسَالَةٌ مِنَ الْمَدْرَسَةِ.
Bize okuldan bir mektup geldi.
وَرَدَ هٰذَا الْخَبَرُ فِي التَّقْرِيرِ.
Bu haber raporda geçti.
يَتْلُو الدَّرَاوِيشُ وِرْدًا مُعَيَّنًا كُلَّ يَوْمٍ.
Dervişler her gün belirli bir virt okurlar.