وَزْن

أَوْزَان
Aynı yazılan 1 kelime daha

وَزْنُ الْحَقِيبَةِ ثَقِيلٌ جِدًّا وَلَا أَسْتَطِيعُ حَمْلَهَا.

Çantanın ağırlığı çok fazla ve onu taşıyamıyorum.

هَذِهِ القَصِيدَةُ عَلَى وَزْنِ البَحْرِ الطَّوِيلِ.

Bu şiir tavil bahri veznindedir.

لِرَأْيِكَ وَزْنٌ كَبِيرٌ عِنْدَنَا.

Senin görüşünün bizim için büyük önemi var.

Ayrıca: tartı

Eşdizimler

وَزَنَ

يَزِنُ، وَزْن

فِي الْمَتْجَرِ، يَزِنُ الْبَائِعُ الْفَاكِهَةَ ثُمَّ يُعْطِيهَا لِلزَّبُونِ.

Dükkânda satıcı meyveyi tartar, sonra müşteriye verir.