وَضّ

كَانَ وَضْءُ الْقَمَرِ يُضِيءُ الطَّرِيقَ لِلْمُسَافِرِينَ لَيْلاً.

Ayın aydınlığı gece yolcuların yolunu aydınlatıyordu.

أَعْجَبَنِي وَضْءُ النُّجُومِ فِي سَمَاءِ الصَّحْرَاءِ الصَّافِيَةِ.

Çölün berrak gökyüzünde yıldızların parlaklığına hayran kaldım.