تُوَفِّرُ الْجَامِعَةُ سَكَنًا لِلطُّلَّابِ الْأَجَانِبِ.
Üniversite yabancı öğrencilere yurt sağlıyor.
تُوَفِّرُ الْجَامِعَةُ سَكَنًا لِلطُّلَّابِ الْأَجَانِبِ.
Üniversite yabancı öğrencilere yurt sağlıyor.
يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نُوَفِّرَ فِي اسْتِهْلَاكِ الْمَاءِ وَالْكَهْرَبَاءِ لِلْحِفَاظِ عَلَى الْبِيئَةِ
Çevreyi korumak için su ve elektrik tüketiminde tasarruf etmeliyiz.
أُحَاوِلُ أَنْ أُوَفِّرَ بَعْضَ الْمَالِ كُلَّ شَهْرٍ لِشِرَاءِ سَيَّارَةٍ جَدِيدَةٍ
Yeni bir araba almak için her ay biraz para biriktirmeye çalışıyorum.
iktisat etmek, tedarik etmek, bulundurmak