وَلِهَ

يَلَهُ، وَلَه
Aynı yazılan 1 kelime daha

وَلِهَ أَخِي الصَّغِيرُ بِكُرَةِ الْقَدَمِ، فَيَلْعَبُ مَعَ أَصْدِقَائِهِ فِي الْحَدِيقَةِ كُلَّ مَسَاءٍ.

Küçük kardeşim futbola çok düşkün, her akşam parkta arkadaşlarıyla oynuyor.

وَلِهَ الطِّفْلُ عِنْدَمَا رَأَى الثَّلْجَ يَسْقُطُ مِنَ السَّمَاءِ لِأَوَّلِ مَرَّةٍ فِي حَيَاتِهِ.

Çocuk, hayatında ilk kez gökyüzünden kar yağdığını görünce şaşkına döndü.

وَلَه

عِنْدَهُ وَلَهٌ بِالقِراءَةِ.

Okumaya karşı büyük bir tutkusu var.