جَاءَ وَلِيُّ التِّلْمِيذِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ وَتَحَدَّثَ مَعَ الْمُعَلِّمِ عَنْ دُرُوسِ ابْنِهِ.
Öğrencinin velisi okula geldi ve öğretmenle oğlunun dersleri hakkında konuştu.
جَاءَ وَلِيُّ التِّلْمِيذِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ وَتَحَدَّثَ مَعَ الْمُعَلِّمِ عَنْ دُرُوسِ ابْنِهِ.
Öğrencinin velisi okula geldi ve öğretmenle oğlunun dersleri hakkında konuştu.
اَلْأَبُ وَلِيٌّ لِأَوْلَادِهِ وَحَامٍ لَهُمْ.
Baba çocuklarının koruyucusudur.
يَزُورُ النَّاسُ قَبْرَ هَذَا الْوَلِيِّ فِي قَرْيَتِنَا كُلَّ عَامٍ وَيَدْعُونَ هُنَاكَ.
İnsanlar köyümüzdeki bu azizin kabrini her yıl ziyaret eder ve orada dua eder.
eren, ermiş, marabut
وَلِيَ الصَّيْفُ الرَّبِيعَ.
Yaz, baharın ardından geldi.