وَهَقَ الرَّاعِي الْخَرُوفَ بِحَبْلٍ مَتِينٍ حَتَّى لَا يَهْرُبَ بَعِيدًا عَنِ الْقَطِيعِ.

Çoban, koyunu sürünün uzağına kaçmaması için sağlam bir iple bağladı.

تَمَكَّنَ الشُّرْطِيُّ مِنْ وَهْقِ اللِّصِّ بَعْدَ مُطَارَدَةٍ طَوِيلَةٍ فِي الشَّوَارِعِ الضَّيِّقَةِ.

Polis, dar sokaklarda uzun bir kovalamacanın ardından hırsızı yakalamayı başardı.

وَهَق

أَوْهَاق

أَمْسَكَ الرَّاعِي بِالْوَهَقِ وَرَمَاهُ حَوْلَ عُنُقِ الْحِصَانِ.

Çoban kementi tutup atın boynuna doğru fırlattı.