يَنُمُّ كَلَامُهُ الْهَادِئُ عَنْ ثِقَةٍ كَبِيرَةٍ بِنَفْسِهِ.
Sakin konuşması, kendine büyük bir güven duyduğunu gösteriyor.
يَنُمُّ كَلَامُهُ الْهَادِئُ عَنْ ثِقَةٍ كَبِيرَةٍ بِنَفْسِهِ.
Sakin konuşması, kendine büyük bir güven duyduğunu gösteriyor.
نَمَّ الصَّبِيُّ بِصَدِيقِهِ عِنْدَ المُعَلِّمِ.
Çocuk arkadaşını öğretmene ele verdi.
arkadan söylemek, söz taşımak, dedikodu etmek, gıybet etmek, gammazlamak, kovlamak, ispiyonlamak, jurnallemek, müzevirlemek, kov etmek