maskara

أُضْحُوكَة — أَضَاحِيك

أَصْبَحَ تَصَرُّفُهُ الْغَرِيبُ أُضْحُوكَةً بَيْنَ النَّاسِ فِي الْحَيِّ.

Garip davranışı, mahalledeki insanlar arasında maskara oldu.

أَضْحَكَ الْمُهَرِّجُ فِي السِّيرْكِ الْجَمِيعَ بِحَرَكَاتِهِ الْمُضْحِكَةِ.

Sirkteki maskara, yaptığı komik hareketlerle herkesi güldürdü.

وَضَعَتِ الْمَرْأَةُ الْمَاسْكَارَا لِجَعْلِ رُمُوشِهَا تَبْدُو أَطْوَلَ.

Kadın, kirpiklerini daha uzun göstermek için maskara sürdü.