mutlu olmak

سَعِدْتُ جِدًّا فِي وَظِيفَتِي الْجَدِيدَةِ.

Yeni işimde çok mutlu oldum.

فَرِحَ الْأَطْفَالُ كَثِيرًا عِنْدَمَا رَأَوْا هَدَايَاهُمْ.

Çocuklar hediyelerini görünce çok mutlu oldular.

اِبْتَهَجَ كَثِيرًا بِسَبَبِ نَجَاحِهِ.

Başarısından dolayı çok mutlu oldu.

İlişkili Kelimeler