açık oturum

كَانَتْ حَلْقَةُ النِّقَاشِ الْمَفْتُوحَةُ الَّتِي شَاهَدْنَاهَا عَلَى التِّلْفَزْيُونِ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ مُفِيدَةً لِلْغَايَةِ.

Dün akşam televizyonda izlediğimiz açık oturum çok bilgilendiriciydi.

اِجْتَمَعَ الطُّلَّابُ وَأَعْضَاءُ هَيْئَةِ التَّدْرِيسِ فِي الْجَلْسَةِ الْعَلَنِيَّةِ فِي الْجَامِعَةِ.

Üniversitedeki açık oturumda öğrenciler ve öğretim üyeleri bir araya geldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler