açıkça

تَحَدَّثَ الرَّئِيسُ عَلَنًا عَنْ أَهَمِّيَّةِ الْوَحْدَةِ الْوَطَنِيَّةِ فِي خِطَابِهِ الْأَخِيرِ.

Cumhurbaşkanı son konuşmasında ulusal birliğin öneminden açıkça bahsetti.

تَحَدَّثَ الرَّئِيسُ عَلَانِيَةً عَنْ خُطَطِ الْحُكُومَةِ الْجَدِيدَةِ لِلْإِصْلَاحِ الِاقْتِصَادِيِّ.

Başkan, hükümetin yeni ekonomik reform planları hakkında açıkça konuştu.