açınmak

انْكَشَفَ جَسَدِي أَثْنَاءَ النَّوْمِ، لِذَلِكَ أُصِبْتُ بِالبَرْدِ.

Uyurken üzerim açınmış, bu yüzden üşüttüm.

بَدَأَتِ البُذُورُ تَتَفَتَّحُ فِي التُّرْبَةِ.

Tohumlar toprakta açınmaya başladı.

İlişkili Kelimeler