açkılı

بِفَضْلِ سَطْحِهِ اللَّامِعِ، بَدَتِ الْمِزْهَرِيَّةُ أَكْثَرَ أَنَاقَةً.

Açkılı yüzeyi sayesinde vazo çok daha şık görünüyordu.

عَكَسَتِ الْقِطَعُ الْمَعْدِنِيَّةُ الْمَصْقُولَةُ الضَّوْءَ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ.

Açkılı metal parçalar, ışığı çok iyi yansıtıyordu.